En Güzel Ayakkabı Modelleri

30 Eylül 2009

Yaz dönemi yavaş yavaş geride kalırken yaza veda partilerinde ya da şık akşam yemeklerinde hatta düğünlerde şıklığınızı tamamlayabilecek türden en güzel ayakkabı modellerini siz değerli ziyaretçilerimiz için derledik ve beğenilerinize sunuyoruz. Modanın en çarpıcı ve şık modellerinden gözlerinizi alamayacaksınız…

Yazının kalanını okuyun »

Bebek Beslenmesi

01 Eylül 2009

Sağlıklı bireyler, sağlıklı toplumları oluşturur. Bu yüzden bebeklerimizin beslenmelerinde dikkatli ve titiz davranmalıyız. Onlar için sağlıklı, taze ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmalıyız.

Bebeğimiz dokuz ay boyunca bizimle beraber yaşamış, vücudumuzda bizimle beraber var olmuş, bizden beslenmiş, kalbi bizimle birlikte atmış, kendini bizimle birlikte güvende hissetmiştir. Doğumdan sonra da ona güvenli bir ortam sağlamak bizim sorumluluğumuzdadır. Bu güvenin devamını sağlayan ise anne sütüdür. Çünkü anne sütü ile beslenme anne ile bebeği doğum öncesi kadar birbirine yaklaştırırken diğer taraftan da dünyanın en zahmetsiz, en temiz, en değerli besiniyle bebeği buluşturur. Yani elimizden geldiğince, vücudumuz bu mucizeyi yaratmaya devam ettikçe bebeğimizi bundan mahrum etmemeliyiz. Özellikle ilk dört ay bebeğimizi anne sütü ile beslemeliyiz. Anne sütü yoksa veya yetersizse anne sütüne yakın bir biberon maması kullanılmalıdır.
Yazının kalanını okuyun »

Cildinizi Meyvelerle Canlandırın

03 Ağustos 2009

Sevgili hanımlar; meyvelerin bol olduğu yaz mevsimindeyiz. Meyvelerin ne kadar faydalı olduğunu da biliyoruz, öyleyse doğanın mucizelerinden yararlanmamız gerekiyor… Bakımlı kadın güzeldir, sizlerde çok kısa sürelerde evinizde bulunan meyvelerle rahatlıkla kendiniz uygulayabilirsiniz. Sağlığınıziçin meyveleri bolca tüketebileceğiniz gibi cilt bakımında da yararlanabilirsiniz. İşte sizlere vitamin deposu meyvelerle uygulayabileceğiniz bir kaç pratik maske tarifi. Daha genç ve daha canlı cilde sahip olmayı kim istemez? Yazının kalanını okuyun »

Bacak bakımı

12 Temmuz 2009

Kusursuz bacakların sırrı

Yaz sezonunun iki hit parçası mini etek ve şort bacakları mükemmel bir şekilde gözler önüne serme fırsatı veriyor. Peki, kusursuz bacaklara sahip olmak için ne yapmak gerekiyor?

1. Adım: İstenmeyen tüylerden kurtulmak
Bacaklarınızdaki istenmeyen tüylerden kurtulmanın hem zaman, hem de uygulama olarak çeşitli yolları bulunuyor. Ağda ve epilasyon sonrasındaki iki günü cilt yüzeyindeki kızarıklıklardan kurtulma süresi olarak hesaplamalısınız. Buna karşın bacaklarınız 4-6 hafta arası pürüzsüzlüğünü koruyacak. Kuru ya da ıslak jilet yönteminde ise bacaklar ilk gün mükemmel görünse de üçüncü günde yeni çıkan tüylerden rahatsızlık duymanız işten bile değil.

2. Adım: Kremlemek ve masaj yapmak
Her gün duştan sonra vücudunuzun yanı sıra sorunlu bölgelerinize mutlaka krem sürün. Cilt duş sonrası ürününü en etkili şekilde emer ve bileşimindeki maddelerle kan dolaşımını hızlandırır.

3. Adım: Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek
Organizmanın aşırı beslenmesi bağ dokusunun gevşemesine neden olur. Kahve, beyaz ekmek, tatlı, et, alkol gibi asit yapıcı besinler yerine sebze, tavuk, balık ve tahıllı ekmek yemek çok daha sağlıklı. Özellikle enginar ve greyfurdun zayıflatıcı etkileri biliniyor.

Kalıcı Makyaj

12 Temmuz 2009

Sabah uyandığınızda yüzünüzde makyaj olacak, havuzdan çıktığınızda bile makyajınız bozulmayacak. Kulağa hoş geliyor değil mi?

Daha çok kozmetik-dövme sayılabilecek bu işlem sayesinde kaş, göz çizgisi veya dudaklarda doğal cilt renginizle uyumlu etkiler yaratılabileceği gibi bazı ufak kusurlar kapatılabilir veya şekil bozuklukları giderilebilir. Böylece daha düzgün, bakımlı ve genç bir görünüm kazanmak işten bile değildir! Bu uygulamayı mankenler, aktörler, aktrisler ve gösteri işinde çalışan bir çok ünlü görünümlerini belirginleştirmek için kullanmıştır. Elde edilen estetik değerin dışında; bu yöntemle stres, zaman ve para anlamında kazanılanlar göz önüne alındığında, bu yönteme neden “geleceğin makyajı” adının verildiği oldukça açık! Yazının kalanını okuyun »

Göğüs Büyütme

12 Temmuz 2009

Ameliyat riskini almadan göğüslerinizi büyütebilirsiniz

BREAST GAİN KISA BIR SÜREDE DAHA BÜYÜK, DAHA YUVARLAK, DAHA SERT GÖGÜSLERE SAHIP OLMANIZA YARDIMCI OLUR!

Breast Gain göğüs büyütücü kısa bir sürede daha büyük, daha yuvarlak, daha sert gögüslere sahip olmanıza yardımcı olur. Dünya genelinde birçok başarı öyküsü bulabilirsiniz. Sonunda hakkettiğiniz ilgiyi görürsünüz. Göğüslerinizi kısa sürede büyütmenize yardımcı olur. Bir odaya girdiğinizde bütün bakışların size yönelmesini istemez misiniz ? Breast gain Doğum sonrasında meydana gelen sarkmaların giderilmesinde ve göğüslerinizin daha dik ve sıkı bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Yazının kalanını okuyun »

Ağız kokusundan kurtulmak

12 Temmuz 2009

Zaman zaman nefesinizdeki köttü kokudan şikayet ediyorsanız, çözümünüz tam burda…

1-Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Bu nedenle diş hekimizin önerilerini mutlaka dinlemelisiniz

2-Ağızda var olan protez ve köprüleri kontrol ettirin
Ağız içinde var olan eskimiş köprü ve protezle zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir. Bu durumlarda yenilenmesi gerekenleri değiştirmeli, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavileri yaptırmalısınız.

3-Sakız çiğneyin
Tükürük ağız kokusu ile savaşmanın en güçlü yoludur. İçinde yemek parçacıklarını yerinden söküp mideye gönderecek güçlü enzimler, güçlü bakteri öldürücü antibiyotikler vardır. Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgınızı artırarak ağız temizliğinize yardımcı olur. Nane şekerleri ve tatlı sakızlar genellikle işe yaramaz ve durumu daha da kötüleştirir. Ancak xylitol içeren sakızlar da bu konuda size yardımcı olabilir.

4-Tarçın kullanın
İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir.

5-Daha fazla su için
Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükürük salgısını artırarak da yardımcı olur.

6-Asla burnunuz tıkalı uyumayın
Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağzı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükürük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız.

7-Basit şeker tüketiminizi azaltın
Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için inanılmaz bir hazinedir. Bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler (atıştırmalık tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi) diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bu nedenle basit şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Bu da su içmek gibi size onlarca yararın yanında ağız kokunuzun azalmasına da yardım edecektir.

8-Lokmaları iyi çiğneyin
Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.

9-Diş ipi kullanın
Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.

10-Sigara içmeyin
Sigara içmek ağız kuruluğuna neden olduğundan ağız kokusuna sebep olur. Ayrıca diğer bir ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da zemin hazırlar.

Selülitlerinize pratik çözümler

12 Temmuz 2009

Yazın gelmesine daha çok var nasılsa demeyin, selülitlerinizle savaşa şimdiden girin!

Dermatolog Dr. Melisa Eczacıbaşı’ndan selülit ve bölgesel yağlarla mücadele tüyoları:

• Yiyeceklerinizi tuz yerine baharat, limon ve aromatiklerle tatlandırmaya bakın.

• Koyu kahve, koyu çay, gazlı içecek ve kola tüketimini kesin.
• Birleşiminde lif oranı yüksek beslenme tarzını seçerek toksik madde atılımını kolaylaştırın.
Yazının kalanını okuyun »

Seks fikirlerini unutun

12 Temmuz 2009

Seksin de in ve outları var! Seks ve ilişki uzmanlarının bazı konularda geri adım atmasıyla siz de ilişkinizi yeniden düzenleyebilirsiniz. İşte yeni seks fikirleri…
Son dönemde seks hakkında doğru bildiğimiz herşey yine tepetaklak oldu. Seks uzmanları şimdilerde yeni şeyler yazıp çiziyor. Biz de hangi seks fikirleri out olmuş, yerine neler önermişler sizin için uygulanabilir olanları derledik.

ESKİ: Eğer hoşlanıyorsa yapmaya devam edin.

NE YENİ: Yeni şeyler denemekten vazgeçmeyin.

Partnerinizin vücudunun hassasiyeti tahrik oldukça artar. İlişki uzmanı Susan Quilliam şöyle diyor: “Yeni hareketler bulup tekrarlayın. Böylece tek bir noktaya saplanıp kalmak yerine düzenli olarak bazı hassas noktaları ziyaret edersiniz.”

Aşağı ya da yukarı gibi aranızda kullanacağınız kısa kodlar sayesinde elinizi nereye götüreceğinizi anlayabilirsiniz. Ya da nasıl hissettiğini 1den 10a kadar dürüstçe puanlamasını isteyin.

ESKİ: Fanteziler garip kişiler içindir.

NE YENİ: Onun da ara sıra eğlenceye ihtiyacı var.

Seks sırasında erkeklerin aklında sadece yaklaşmakta olan orgazm vardır. Kadınların aklı ise dolanır durur özellikle de fanteziler arasında. Orgazma ulaşmak için zihnini temizlemesi ve beynindeki korku şalterini aşağı indirmesi gerekir. İşte fantezi tam da bu noktada aklını her şeyden koparmak ve korku merkezini etkisiz hale getirmek için en garanti yoldur.

İşler henüz kızışmadan önce onu erotik bir fantezi konusunda cesaretlendirin. Sonrasında ise onu iyice kışkırtmak için kulağına gerekli cümleleri fısıldayın. Bu sayede kendini nasıl kaybedeceğini ve kurduğunuz fantezinin akışına bırakacağını göreceksiniz.

Fantazileriniz cinsel karakterinizdir

ESKİ: Kontrolü eline al.

NE YENİ: Dizginleri ona verin.

Hemen hemen her kültürde seksi erkekler başlatır ve yönlendirir. Ancak bu ataerkil düzeni geride bırakmanın zamanı geldi diye düşünüp her alanda olduğu gibi, her zaman üste çıkmaya çalışmayın. Seksin başlangıcını ve yoğunluğunu onun yönlendirmesine izin verin.

Bu sayede ikiniz için de en iyisinin hangisi olduğunu kolayca öğrenebilirsiniz. Hem unutmayın o ne kadar çok eğlenirse, siz de o kadar eğlenirsiniz. Özellikle onun üstte olduğu pozisyonların, hâkimiyeti hissetmesi açısından önemli olduğunu da ekleyelim.

ESKİ: Erotik noktaların hepsi bellidir.

NE YENİ: Farklı dokunuşlar farklı sonuçlar doğurur.

Son araştırmalar, uyarıldığında erkek arkadaşınızı bulutların üzerine taşıyacak, onun bile farkında olmadığı, bildiklerimizin haricinde başka bölgelerin de var olduğunu gösteriyor.

Sadece bilinen erojen bölgelerine! odaklanmak yerine, onun da tüm vücudunun sevilmeye ve ilgilenilmeye ihtiyacı olduğunu hatırlayın. Parmağınızla yumuşak ve dairesel hareketler yapın. Ancak dokunuşunuzun sertliğini onun tepkilerine göre artırın.

Erkeklerin keşfedilmemiş haz noktaları

ESKİ: Çabuk bir orgazm

NE YENİ: Yavaşlayın

O doruk noktasına yaklaştığında durmak ve daha sonra kaldığınız yerden devam etmek orgazmın şiddetini artıracaktır. Zira beklemek ve meraklanmak zevk almanın psikolojik seviyesini artırır. Orgazma yakın olduğu zaman sizi uyarmasını isteyin. Öpüşmek ve vücudunun başka noktalarıyla ilgilenmek için birkaç dakikalık bir mola verin. Bunu sık sık tekrar edin.

Anı mahvedeceğinizden sakın çekinmeyin, çünkü tahrik olma halinin geçmesi için 5- 10 dakika gerekir. O orgazmı kaçırdığını düşünse bile sizin onu tekrar o seviyeye getirmeniz oldukça kolaydır.

Sütyen ile göğüslerinizi dikleştirin

11 Temmuz 2009

Memenin doku sıkılığındaki azalma ve sarkma problemini en az ameliyat iziyle ve daha kalıcı olarak çözen bir yöntem geliştirildi. Üstelik memeyi kendi dokusuyla asarak doğal bir sütyen etkisi sağlıyor…

MEME DOKUSUNA DOĞAL SÜTYEN!

Memenin doku sıkılığındaki azalma ve sarkma problemini en az ameliyat iziyle ve daha kalıcı olarak çözen bir yöntem geliştirildi.

Kadınların estetik yöntemlere ilgisi her geçen gün artıyor. Cerrahide yöntemler de her geçen gün çoğalıyor, gelişiyor. Kadınların en çok başvurduğu estetik operasyonlardan biri olan meme estetiğinde “Memeyi Kendi Dokusuyla Asma” yöntemi de en yeni ve en doğal yöntemlerden biri.

Estetiğe olan ilgi her geçen gün artıyor. Kadınların yanı sıra erkeklerin de rağbet ettiği operasyonlarda son gelişme meme estetiğinden geldi.

“Memeyi Kendi Dokusuyla Asma” yöntemi, memenin doku sıkılığındaki azalma ve sarkma problemini minimal izle ve daha kalıcı olarak çözen bir yöntem olarak geliştirildi.

Yeni yöntem ile meme estetiği minimum iz ve daha kalıcı olarak gerçekleştiriliyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Tezel tarafından geliştirilen yöntem, dünyanın en prestijli hakemli dergilerinden Journal of Plastic, Reconstructive Aesthetic Surgery dergisinde yayınlandı.

“Memeyi Kendi Dokusuyla Asma” yöntemiyle, memenin özellikle koltuk altına doğru yayılan kısmından yararlanılarak, meme dokusu hem yukarıya hem de içe doğru itiliyor; kendi üzerine katlanarak sıkılaştırılıyor ve dikleştiriliyor.

Memeyi dik tutan kendi dokusu olduğundan ve memenin ağırlığını taşıyan kısım derinin altında kaldığından çok daha az iz kalıyor. Bu yöntemle elde edilen sonuç önceki yöntemlere göre çok daha kalıcı oluyor.

Özellikle yatar pozisyondayken memenin yanlara, koltuk altına doğru yayılması ve ayrık gözükmesi sorununa çok etkili bir çözüm getiriyor. Bu yöntemle meme, gerektiğinde küçültülebiliyor da.

“Memeyi Kendi Dokusuyla Asma” yöntemiyle gerek genç hastalarda memenin yapısal doku gevşekliği, gerekse ilerleyen yaşlarda zamanın ve/veya emzirmenin etkisiyle karşılaşılan gevşeklik ve sarkma sorunları çözülebiliyor.

Doğal bir sütyen etkisi yaratan yöntemle hastalar, iki hafta gibi kısa bir sürede günlük yaşantılarına dönebiliyorlar ve hatta yüzebiliyorlar.